Home İnsan Hakları Gazeteciliği Rakka/suluk: “Sukur Al-Sunne” unsurları tarafından vahşice sivil bir gence işkence edilmesi

Rakka/suluk: “Sukur Al-Sunne” unsurları tarafından vahşice sivil bir gence işkence edilmesi

"20. Tümen" ile bağlantılı fraksiyonun liderlerinden biriyle eski bir anlaşmazlık nedeniyle sekiz üyesi "Ali Al-Faraj"ı tutukladılar, işkence edip videosunu çektiler ve yayınladılar

by Communication
86 views Download as PDF This post is also available in: İngilizce, Arapça Font Size A A A

9 Eylül 2021 tarihinde sosyal medyada, Suriyeli bir gencin Türkiye tarafından desteklenen Suriye Ulusal Ordusu/muhalefetinin bir fraksiyonun üyeleri tarafından vahşice işkence gördüğü bir video yayıldı ve aynı gün aynı gencin başka bir videoda, “Der Al-Zor” halkından çıplak ve vücudunda işkence izleriyle ‘özür dilemeye’ zorlandı.

Hakikat ve Adalet için Suriyeliler iki videonun bağlantısını takip ettiler ve olay tarihinin 7 Eylül 2021’e ait olduğunu belirlediler, yani videolar yayınlanmadan iki gün önce, “Sukur Al-Sunne”  20. tümen safları içinde özellikle komutan “Hassan Abu Al-Nur”un sekiz üyesi  “Ali Sultan Al-Faraj”ı (Suluk ilçesi 2001 doğumlu) bir kahvede tutukladığı an, ve onu Rakka’nın kuzeyindeki Suluk ilçesinin  “Ali Bajliye” köyü yakınlarında terk edilmiş bir eve götürdüler, onu soydular ve daha sonra ‘’kablolar ve su hortumu ‘’ kullanarak bir buçuk saat boyunca işkence ettiler.

12 saniye uzunluğunda çekilen ilk video, “Ali Al-Faraj”ı tamamen çıplak ve çığlık atıp ağlarken vahşice dövüldüğü gösterildi. 35 saniye uzunluğundaki ikinci videoda mağdur çıplak vaziyette çıktı ve

“Ben Ali Sultan Al-Faraj Rakka-Suluk-Beloa köyünden, Derliynin halkına hata ettim ve onlardan özür dilerim..” dedi.

İşkence olayı bittikten sonra üyeler genci “Hammam Al-Türükmen” köyü çevresinde yol kenarına atıyorlar, Ordan yolda geçen biri ona yardım edip onu köyü “Beloa” ya götürüyor.

Resim NO(1) – Ali’nin işkence gördüğü ilk videodan alınan resimler.

Sızdırılan işkence videoları, özellikle gencin aşireti arasında öfkeye yol açtı, bu da aşireti “Sukur Al-Sunne”nin karşında infial yaratmasına sebep oldu, daha sonra 9 Eylülde, Al-Naim ve Al-jamil aşiretlerinin üyeleri ve diğerleri, gurubun Suluk ilçesi pazarındaki karargah önünde toplanarak ilçeyi terk etmelerini talep ettiler, ardından grup halkı dağıtmak için ateş açtı.

Resim NO(2)- “Ali” işkencesi olayına ilişkin “Naim Bey Aşireti Şura Meclisi”nin açıklamasını gösteriyor ve ihlal edenlerin 20. Tümene (Ansar Al-Sunne taburu) ait olduklarını iddia ettiler, hatta cezalandırmalarını istediler.

20. Tümene bağlı olan “Sukur Al-Sunne” unsurları 9 Eylül 2021’de olayla bağlantısını inkâr eden bir açıklama yayınladı, ardından “Askeri Polis Teşkilatı” “Ali”yi tutuklayan ve işkence yapan sekiz kişiden beşini tutukladıklarını belirten başka bir açıklama yayınladı.

Resim NO(3)- 20.  Tümen “Ali”ye işkence eden kişilerin kendileriyle  ilişkisini olduğu inkar eden bir ifadenin kopyası.

Resim NO(4)- “20. Tümen”in güvenliğiyle işbirliği içinde olaya karışan beş kişinin tutuklandığını teyit eden “Askeri Polis” ifadesinin bir kopyası.

20.Tümen grubundan bir güvenlik kaynağı, Hakikat ve Adalet için Suriyelilere olaydan “Sukur Al-Sunne”nin sorumlu olduğunun kanıtlandığını söyledi, ve Ali’nin kahvede tutuklandığını gösteren güvenlik kameraları kişileri kesin olarak tespit edildi, ve başka kameralar grubun arabasının diğer kontrol noktalarından geçtiğini gösterdi.

Aynı kaynak, Hakikat ve Adalet için Suriyelilere “Ali Al-Faraj”ın tutuklanmasının, kendisi ile şu anda Türkiye’de ikamet eden “Sukur Al-Sunne”nin komutanlarından biri aralarındaki bir anlaşmazlığın ardından geldiğini söyledi, ve kaynak ekledi:

“Türkiye’deki komutan bir grup unsurdan Ali’yi tutuklamalarını, dövmelerini, işkence sırasında videosuna çekmelerini ve ayrıca Derliyin/Der Al-Zor halkından özür dileyip video çekmelerini ve videoları kendisine göndermelerini istedi” (kaynak ismini söylemeyen).

Buna karşılık, yerel aktivistler, Ali Al-Faraj’a işkence yapanların kendileri olduğunu söyleyen beş kişinin fotoğraflarını dağıttı ve “Suriyeliler” bu bilgiyi şuana kadar kesin olarak doğrulayamadı, ancak adı geçen güvenlik kaynağı şöyle söyledi:

“Ali Al-Faraj’ı tutuklayan ve ona işkence eden sekiz kişiden beşi tutuklandı ve daha önce adam kaçırma ve para için tutuklama, hırsızlık ve diğerleri gibi suçlar işledikleri biliniyor”.

10 Eylül’de Ali Al-Faraj, tutuklanmasının ve işkencenin ayrıntılarını anlattığı 59 saniyelik yeni bir video yayınladı ve bunu “Sukur Al-Sunne” üyelerinin yaptığını doğruladı.

Resim NO(5)- mağdur “Ali Al-Faraj” tarafından yayınlanan ve olayın ayrıntıları açıkladığı bir videodan çekilmiş bir resim.

Aynı gün, 10 Eylül, olayla ilgili daha önce sorumluluğunu inkâr etmesinin ardından, “Sukur Al-Sunne” fraksiyonu üyelerinin “Ali Al-Faraj”a işkence yaptığını ve karaladığını kabul ettiği bir bildiri yayınladı.

Resim NO(6)- “Ali”ye işkence eden unsurların fraksiyonla bağlantısını kabul eden “Sukur Al-Sunne”nin ifadesinin bir kopyası.

Ayrıca ertesi gün, 10 Eylül’de , “Sukur Al-Sunne” fraksiyonu, fraksiyon ve Ali  Al-Faraj’a yönelik uygulamalarını eleştirmesi nedeniyle Suluk ilçesinde bir sivili tutukladı.

Belirtilmelidir 9 Ekim 2019’da Suriye’nin kuzeydoğusundaki “Barış Pınarı” adlı Türk harekâtının ardından 20. Tümen (“Sukur Al-Sunne” fraksiyonu da buna dâhildir) yaygın insan hakları ihlallerine karıştı.

Temmuz ayında 2020 Kürt İnsan Hakları Komitesi “Al-Rasıd” ve Hakikat ve Adalet için Suriyeliler arasındaki ortak bir rapor da, Türk hükümeti tarafından Suriyeli sivillerin yasadışı olarak Türkiye topraklarına nakledildiği ortaya çıkarıldı. Soruşturmalar, “Ebu Berzan” adlı bir kişinin liderliğindeki “20. Tümen’in  Suriyelileri Türk ordusuna teslim etmeden önce tutuklama ve kaçırma olaylarına karıştığını gösterdi ve kaçıranlarının Şanlıurfa vilayetinin Hilvan hapishanesine yatırıldığı öğrenildi.

Şubat 2021 “İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW)” Türkiye topraklarına zorla nakledilen bazı kişiler için müebbet hapis cezası verildiği açıkladı ve işgalci bir güç olarak Türk yetkililere, kuzeydoğu Suriye de işgal yasası altındaki insanların haklarına saygı göstermelidir, Keyfi gözaltı yasaklanması ve insanları kendi topraklarına nakledilmesi dâhil.

 

Related Publications

Leave a Comment

* By using this form you agree with the storage and handling of your data by this website.

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More